Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

Anne baba hakkı

25.11.2011
19
A+
A-
Anne baba hakkı
Reklam

عن أبى هريرة رضى اللّه عنه قال: جَاءََ رَجُلٌ فقالَ يَا رَسُولُ اللّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:  مَنْ أحقُّ النّاسِ بِحُسنِ صحابتِى؟ قال أمُّكَ، قال ثم من؟ قال أمك، قال ثمّ من؟ قال أُمُّكَ قالَ ثُّمَّ مَنْ ؟ قالَ اَبُوكَ. أخرجه الشيخان.

  Ebu Hureyre radıyallahu anhu anlatıyor:

“Bir adam gelerek: ‘Ey Allah’ın Resulü, iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyade kim hak sâhibidir?’ Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: ‘An-nen!’ Diye cevap verdi. Adam: ‘Sonra kim?’ Dedi, Resû-lullah sallallahu aleyhi vesellem  ‘Annen!’ Diye cevap verdi. Adam tekrar: ‘Sonra kim?’ Dedi Resulullah sallallahu aleyhi vesellem yine: ‘Annen!’ Diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: ‘Sonra kim?’ Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bu dördüncüyü: ‘Baban!’ Diye cevapladı.”  [1]

Açıklama:

    İslam dini, anne ve baba hakkına çok önem vermiştir. Bu hadisi şerifte de açıkça belirtildiği gibi annenin evlat üzerindeki hukukunun babanınkine nisbetle, en az üç misli olduğu aşikârdır. Bu hususta birçok ayet-i kerime ve hadisi şerif mevcuttur.

Mesela, anne, hamile kaldığı andan itibaren evlat sebebiyle meşakkatler çekmeye başlar. Doğum da kolay bir hâdise değildir. Doğum sırasında ölen anneler çoktur. Doğum normal olsa bile, doğum sonu ve acıları tahammülü zor bir imtihandır.

Annenin esas hizmeti doğumdan sonra başlar. Çocu-ğun emzirilmesi, giydirilmesi, temizliğinin yapılması, terbiye edilmesi, tedavisi gibi ardı arkası kesilmeden, ortalama on beş yıl sürecek bir hizmet dönemi, doğumla başlar. Evladın, bu hizmeti maddi bir karşılıkla ödemesi mümkün değildir. Yapabileceği tek şey, annenin kendi-sine sunduğu anneliğin idrakinde olması, ona saygıda kusur etmemesidir.

Evlat üzerinde, elbette babanın da hukuku vardır. Maddi ihtiyaçlarının temininde gerekli fedakârlıkları o yapar. Doğumdan sonra, annenin maruz kaldığı maddî ve mânevî sıkıntılara o da ortak olmuştur. Şu halde, evlat ikisine de borçludur.

İslam dini, evladın annesine ve babasına karşı olan saygı ve hizmet borcu hususunda ısrar eder. Anne ve baba hukukunu birçok ayet-i kerimede beyan eden Rabbimiz, bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: وَقَضى رَبُّكَ اَلاَّ تَعْبُدُوا اِلا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلاً كَريمًا (23) وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانى صَغيرًا (24)                

“Rabbin, ‘kendinden başkasına kulluk etmeyin, anne ve babaya iyi muamele edin’ diye hükmetti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererlerse onlara ‘Öf!’ bile deme. Onları azarlama. Onlara güzel (ve tatlı) söz söyle. Onlara acıyarak, tevazu kanadını (yerlere kadar), indir ve: ‘Ya Rab, onlar bana çocukken nasıl merhamet ettilerse sen de kendilerini (öyle) esirge’ de.” [2]

Hasan Basrî rahmetullahi aleyhiye: “Anne ve babaya iyilik nedir?” Diye sorulunca, şu cevabı vermiştir: “Mülkünde olan her ne varsa onlar için harcaman, mâsiyet (Allah’a isyan) olmadıkça emirlerine itaat etmendir.”

Bir mü’minin en mühim gayesi, Allahu Zülcelal’in rızasıdır. O halde her mü’min, Allahu Zülcelal’in rızası ve cennete giden yolun, anne ve babanın rızasından geçtiğini, anne ve babaya hizmetin, Allah yolunda cihattan daha üstün olduğunu bilir, anlar.

Müşrik bile olsa anne ve baba haklarının yerine getirilmesi ve hatta nafakalarının ödenmesi gerekir. Hasan-ı Basri’nin de dediği gibi masiyet hususunda anne ve babaya itaat edilmez.

Anne ve baba hakkı böyledir. Onun için onların haklarına riayet etmek, onların gönüllerini hoş tutmak ve daima onlara iyilikle muamele edip rızalarını kazanmak için gayret göstermek lazımdır.

Allahu Zülcelâl hepimizi, ana ve babasına iyi davranan ve onların rızasını alan kullarından eylesin. (Âmin)

 


10- Buhari, Kitabu’l Edeb, s. 1492, h. 5971/1; Müslim, Kitabu’l Birr, c. 8, s. 343, h. 1.

11- İsra, 23-24.

Reklam
ETİKETLER:
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.